Wing Chun Orijini – Ipman

Wing Tzun Orijini ( Yip Man tarafından kaleme alınmıştır ) Wing Tzun Kung Fu sisteminin kurucusu , Bayan Yim Wing Tzun , Çin’de (Kwangtung Eyaleti)Kanton yerlisiydi. Akıllı,atletik,namuslu,dürüst ve açık sözlü bir genç kızdı.Fukien’li bir tuz taciri olan Leung Bok Chau ile nişanlanmasından kısa bir zaman sonra annesini kaybetti.Babası Yim Yee,haksız bir şekilde bir cinayetle suçlanmıştı ve hapse girme riski yüzünden oradan kaçtılar.En sonunda Yunnan ve Szechaun eyaletleri arasındaki sınıra yakın bir dağ olan Tai Leung Dağı eteklerine yerleştiler.Orada taze lor satan bir dükkan işleterek hayatlarını kazandılar.
İmparator K’anghi Ching Dynasty hükümdarlığıboyunca (1622-1722) Kung Fu Honon Eyaleti’nde bulunan Siulam(Shaolin) Manastırı’nda çok popüler hale geldi ve güçlendi.Bu durum ,bir zamanlar Çin’i yönetmiş olan , kuzeyde bulunan Mançuryalı ,Çinli olmayan insanların oluşturduğu Manchu hükümetini korkuttu ve manastıra saldırmaları için asker göndermelerine sebep oldu.Her ne kadar başarısız olsalar da , daha önce hükümetle çalışmış sivil bir hizmetli olan Chan Man Wai adındaki adam bir plan önerdi.Askerler dışarıdan saldırırken,manastırda
içerde yangın çıkartaraktan arkadaşlarına ihanet etmek üzere ikna edilmiş kişiler ve Sim Lam mank(maymun)Ma Ning Ye ile birlikte gizli bir tertip hazırladı ama Sim Lam yanarak öldü , maymunları ve arkadaşları darmadağan oldu.Buddist Baş Rahibe Ng Mui ,Baş Rahip Chi Shin,Baş Rahip Pak Mei,Usta Fung To Tak ve usta Miu Hin oradan kurtulmayı başardılar ve kendi yollarına gittiler.
Ng Mui, Mt.Tai Leung’da (Mt.Chaitlar olarak da bilinir ) Beyaz Turna Kuşu Tapınağına sığındı.Pazardan eve dönüş yolu üzerinde , sık sık taze lor aldığı Yim Yee ve kızı Wing Tzun ile orada karşılaştı.On beş yaşında,saçları o günlerin adetlerine göre , evlilik yaşına geldiğini gösterecek şekilde toplanmış, Wing Tzun’ un güzelliği o yörenin kabadayısının dikkatini çekmişti.Kendisiyle evlenmesi için Wing Tzun’u zorlamaya başladı ve onun bitip tükenmeyen tehditleri hem Wing Tzun hem de babası için bir üzüntü kaynağı olmaya başladı.Ng Mui bu durumu öğrendiğinde Wing Tzun için üzüldü ve ona acıdı.Ona (Wing Tzun) dövüşme tekniklerini öğretmeye karar verdi, böylece o kendini koruyabilecekti.
Wing Tzun , Ng Mui’yi dağlara doğru giderken takip etti ve Kung Fu öğrenmeye başladı.Teknikler üzerinde uzmanlaşana kadar gece gündüz çalıştı.Daha sonra kabadayıya meydan okudu, dövüş için düelloya davet etti ve onu dövdü.
Ng Mui, daha sonra ülke çapında seyahate çıktı, fakat gitmeden önce , Wing Tzun’a , Kung Fu geleneklerini tam anlamıyla onurlandırmasını, Kung Fu’sunu evliliğinden sonra da geliştirmeye devam etmesini ve Manchu hükümetini devirip Ming Dynasty’yi yeniden kurmak için çabalayan insanlara yardım etmesini söyledi.
Evlendikten sonra Wing Tzun , Kung Fu’yu kocası Leung Bok Chau’ya öğretti. O da sırası gelince bu teknikleri Leung Lan Kwai’ye aktardı.O da daha sonra bu teknikleri Wong Wah Bo’ya aktardı.Wong Wah Bo, Çinlilerin Kızıl Afyon olarak bildikleri, üzerlerinde afyon desenleri olan bir opera topluluğunun üyesiydi.Wong Kızıl Afyon’da Leung Yee Tei ile birlikte çalıştı. Bu sırada , Siulam’dan kaçtıktan sonra , Kızıl Afyon’da aşçı olarak çalışaraktan kendini gizleyen Başrahip Chi Shin ile karşılaştı. Chi Shin , Leung Yee Tei’ye Altı buçuk uzak kutup tekniklerini öğretti. Wong Wah Bo , Leung Yee Tei’ye yakın biriydi, arkadaştılar ve Kung Fu ile ilgili öğrendiklerini paylaştılar. Birlikte hem paylaştılar hem de teknikleri geliştirdiler, ilerlettiler.Ve böylece Altı buçuk nokta uzak kutup teknikleri Wing Tzun Kung Fu’yla birleştirildi.Leung Jan ustalığının en üst seviyesine ulaşarak Wing Tzun’un en derin sırlarını kavradı.Çeşitli Kung Fu ustaları ona meydan okumaya geldiler ama hepsi bozguna uğradı.Leung Jan çok ünlü oldu.Daha sonra Kung Fu’sunu , beni ve Ng Siu Lo, Ng Chung So, Chan Yu Min ve Lui Yu Jai gibi benden daha yaşlı Kung Fu kardeşlerimi, onlarca yıl önce kendi öğrencisi olarak kabul eden Chan Wah Shan’a aktardı.
Bundan dolayı Wing Tzun sisteminin orijininden itibaren ardarda direkt olarak bize aktarıldığı söylenebilir. Ben Wing Tzun sisteminin bu hikayesini, eski ustalarımın saygıdeğer anısına yazıyorum.Şu anda sahip olduğum meziyetleri bana aktardıkları için onlara sonsuza kadar minnettar kalacağım.İnsan bir suyu içerken içtiği o suyun kaynağını her zaman düşünmelidir. Bizim Kung Fu kardeşlerimizi birarada tutan paylaşma duygusu da işte bu duygudur.
Ülkemizin ışığını yansıtmanın ve Kung Fu’yu tanıtmanın yolu bu değil midir?

 

Related posts